17

12 iSTeK

Mimleniyorum arada ve belkide sonra cevaplamayi unuttuklarim oluyor, araya yazmam gerektigini düsündügüm öncelikli yazilarim giriyor...
Birkac blogcu arkadas beni mimlemisler sagolsunlar, Merve, Fikr-i Ala, Zelisle ve Sihirli Kokosh (unuttuklarim varsa lütfen hatirlatiniz).
Her mim konusunu sevmiyorum ama bu 12 dilek-(dua) olani hosuma gitti. 
Uyku beni cekmeden bir an önce yazayim o halde dolu kafayla:

1- Önümüzdeki 2012 yili icin ilk olarak yuvamda saglik ve huzur isterim, bunlarsiz gerisi bos geliyor cünkü...
2- Karsima öyle kisiler ciksinki bana hayat yolunda iyi arkadaslik etsinler, güzel kalpli, güzel düsünceli kisiler...
3- Bu yil bir enstrüman calmayi ögrenmeyi isterim... Ayrica güzel fotograflar cekmeyi ögrenmek, bunun icin önce dijital kamera devrini sonlandirip SRL sahibi olmak isterim...
4- Tembelligi birakip hep erteledigim birsey olan spora baslamak ve devamini getirmeliyim...
5- Esimle Umre'ye gitmek istiyoruz (bu yil zor gibi gözüksede Rabbim isterse bize mümkün kilar eminim...)
6- Ailem, kardeslerim, sevdigim kisiler, severek takip ettigim blog sahipleri hep mutlu olsunlar...
7- 2012'de okul hayatina baslayacak olan kizima tüm okul hayati boyu basari dilerim.
8- Dünya hayatinin yani sira ahiret hayatim icin hergün azda olsa birseyler yapabilmek, Allah'in rizasini kazanmak...(Kur'an-i Kerim'den, Risale-i Nurlardan birseyler okuyup ögrenip hayata gecirmek...)
9- Annemi ilk kez yasadigim ülkeye getirmeyi planliyorum,kizi nerede yasiyor görsün kadin 10 yil oluyor nerdeyse (cok gec bile kalinmis birseydi bu...)
10- Isterimki giyim tarzimi artik oturtayim (henüz tam icime sinen beni bulamadimda...)
11- Daha önce hic denememis oldugum birseyler deneyeyim bu yil, yeni birseyler ögreneyim, daha cok kitap okuyayim...
12- Güzel hatirlayacagim, sevgidolu, sürpriz dolu, rengarenk bir yil olsun isterim...


Aslinda ben bu listeyi uzatirda uzatirim, fazla ac gözlülük yapmadan ve mim kurallarini ihlal etmeden biraktim :P 

Ben yazmak isteyen herkesi mimliyorum, kolay gelsin :)

20

Alışveriş ve Alışvermeyiş

Bir alisveris yazisi yazmak geldi bugün icimden, belkide eski okuyucularimdan olan Ayse Gelin bunu istedigi icin beni yazmaya tesvik etmis olabilir :) Yoksa yazacak ilhamlar gelmis degildi, bir sürü yazilacak konu birikmis olsada...
Ne yazsam diye düsünen bir blogcu var mi aranizda? Ben bu son zamanlar tam tersiyimde, sunuda yazacaktim bak nasil kaldi, bunuda not alayim bir ara yazayim...Sanki bloga gaz verdimde bu defada ben ona yetisemiyorum gibi :D

(Gece kulak agrisindan uyuyamadi kizim pek, suan o oynarken bende bu yaziyi hemen yazmaya koyuldum.)

Ilk olarak örgü bir elbise ile karsinizda olacagim :) Modeli düz, bol duran, rahat, kollari hafif kisa ve kol agizina dogru genisleyen türden birsey. Birde cep efekti koymuslar, gercek cep degiller yani. Uzun kazak-elbise türlerini herzaman cok severim ;)

Devaminda sizlere asker botumsu ayakkabilarimi gösteriyorum. Yalniz bunlarin bir hikayesi var, yazmazsam olmaz.
Ben botlari denedim ve biraktim geri, baska daha güzel bir ayakkabi var mi diye bakinmaya koyuldum. Neyse dedim, bu indirimde ve bir tane kalmisti geri gidip yeniden denedim. 
Ayakkabi denerken farkettimde tek deniyorum, ikisini birden cok kararsizsam deniyorum, begendiysem tek tarafi denemem kafi geliyor yani :P
Neyse ben aynada ayagima bakinirken orada Türk bir bayan ayakkabinin diger esini almis deniyor, bende birsey diyemedim o an :S Kadin sonra kocasina "Bunun tekini bul getir bana" diyor, bense tam karsilarinda bir metrelik mesafede 10 dakikadir ayakkabiyla duruyorum zaten :D Esim geldi yanima "Hadi aliyor muyuz" dedi. Bende diger esini su bayandan alirsak aliriz dedim :P Esim kadina "bu ayakkabi bizim satin almak istedigimiz, esim tekini denedigi icin tekti o kutuda...vs." dedi. Kadin'da "ben vermem" dedi. Onun eside bize fiyat teklif ediyor saka yollu, 5-10 € verecekte ben ayakkabiyi vericem güya, karisi icin bunu yapmasi hosuma gitsede, banane gözlerinin önünde denedim. Bende istemedende olsa mecburi lafa karistim :P "Iyiki ayakkabiyi tek denemisim, gelip bir baskasinin diger esini deneyecegini hic düsünmemistim" dedim. Aynisindan baska var mi saticiya sordular, yoktu.5-10 dakika öyle bekledim, istemeye istemeyede olsa verdi kadin. Esimde bana "botlar degerlendi" diyor :D Kismetimmis, engel olamazlar :P (Bu arada kendileri cok rahatlar)

Resimde birde ucu kravat seklinde bir kolye ve bilezik görüyorsunuz. Small denedigim bilezikleri degilde large olanlari almis olan esim, geri götürdügünde small bulamamis ve suan bu bileziklerim yoklar :( 
Halbuki cok sevmistim onlari...

Not: Yandaki reklam panosundaki bloglari ziyaret etmeyi unutmayin lütfen ;) 
Ikinci bir güzellik ise okuyucu sayim günden güne artiyor, 700'lerde oldugunda bunu bir hediye ile kutlamak istiyorum insallah ;)
41

Bedava Reklam --> Yeni Blogcuya Destek

Blog Dünyasi her gecen gün yeni üyeleriyle büyüyor...
Son zamanlar blog gezinirken bayagi yeni bloga rastladim.

Ee bayagidir blogluyorum diye eski hallerimi unutmuyorum tabiki! Ilk yazi heyecanimi, biri takibe alinca hemen kimmis diye acele baktigimi, bir dakika araliklarla yorum birakan var mi diye kontrol ettigimi, yorum görünce beni okuyan biri var sevincini yasadigimi...vs. Bunlar öyle motive edici unsurlarki!

Ben sahsen okuyucularim olmasa, yorum gelmese bukadar uzun süreli devam edemezdim yazmaya diye düsünüyorum. Yorum basli basina insana hiz veriyor, devamini getirme aski veriyor. 
Sessiz takipcilerde oluyor bazen, belki vakitleri yok yazmaya yahut öyle gizemli kalmayi seviyorlar, hep merak etmisimdir böyle sessizleri...Ben bir bloga rastladiysam ve okuduysam cogunlukla bir yorum birakirim bir ayak izim olsun düsüncesiyle ve de blogcu icin yorumun öneminden dolayi.

Eee neyse konu bu degil aslinda, blog dünyasi genis olunca konuda genisledi tabiii :)
Bugün aklima durup dururken bir fikir geldi...
Blogumda bir reklam kutusu hazirladim sag tarafta gördügünüz gibi. 
Burada yeni ya da okuyucusu az olan blogcu arkadaslari desteklemek amacim.
Öyle binlerce okuyucusu olan bir blog degilim ama bir damlada olsa destek olur diye düsünüyorum :)
Bu fikrimi begenen, dileyen herkes bundan bahsedebilir blogunda ;)

Tabiki bazi dikkat edilmesi gerekenleri var bu isin. Mesela reklami edilecek blog andik dandik konular icermeyecek! Bir link bazen bir haftada durabilir yahut birkac günde, bu basvurulara bagli olarak ilerleyecek ;) (Niye benim linkim az durdu digerinin cok diye yaygara istemiyorum demek bu :P)
Blogumun reklami olsun diyenler mail adresimden bana ulasabilirler (KelebekGibi@hotmail.com)
Umarim benim degerli okuyucularim bu kampanyama destek gösterirler ve o bloglarida ziyaret edip bir sans verirler.

Kisacasi KelebekGibi'den yeni bloglara full destek :) 
Hemen yanda bir blog var, hayirli bir günde hayirli olmasi dilegiyle basladik bile ...
Ƹ̴Ӂ̴Ʒ

10

Douglas Box of Beauty ღ

Hani size bir ara Glossy Box'u nekadar istedigimi yazmistim. Henüz Avusturya'ya dagitimi yoktu o siralar. Bir süre sonra bir baktimki artik bizlerde alabiliyoruz, hemencecik siteye abone olmaya giristim. Tam ödeme kismina gelince birde baktimki sadece kredi karti secenegi mevcut :S Ee ben kredi karti kullanmayan biriyim ama...En azindan PayPal ile ödemeyi bari ekleselerdi...
Öylece kalmis oldu yine benim Glossy Box heyecanim.

Douglas Box of Beauty var demistim birde. Sayfalarindan mail aliyorum bazi güncel haberleriyle ilgili birgün bir baktim 200 tane box gönderecekler. Tam siparis verecektim o an az isim cikti, birkac saat sonrasi baktigimda coktaaan satilmisti 200 tane kutu :S 
Bir ay sonrasi ( yani bu ay), yine böyle bilgisayar basindayken mail geldi, actim o an baktimki 400 tane box varmis bu defada, saat 18 itibari ile siparis verebilirsiniz yaziyordu mailde, saate baktim ki 18:05 falan :D 
Daha durur muyum ben dersimi almisim önceden :D Hemen siparisi verdim. Üstelik siparis icin üye olmaya bile gerek yoktu. Ödemeye gelince fatura gönderiyorlar (istege bagli) kutuyla birlikte, bu faturayi 15 günde yatirma zamani oluyor, sevdim ben bunu :)
Birkac gün sonrasi kutumu ben evde olmayinca kapiciya biraktiklarina dair kagit birakmislar postama, hemen aliverdim tabii birakir miyim orada :)
Ama benim aklim yinede Glossy Box'da... Ulasilamayan seyler herzaman daha cekici belkide :P

Simdi Douglas Box of Beauty icerigine gecelim:

1- MiCHALSKY Woman Duschgel, 200ml: Bugün denenmistir, kendisine asik olunabilecek türden bir dus kremi bu. Benim 3-4 €'luk dus kremlerime fark acti kendisi...Ciltte o parfüm kokusu kaliyor bayagi sonrasi bile. Hemde bir damla kullandim ki nasil güzel köpür köpür oldu. Fiyati yaklasik 20 € civari.

2- NYX long Pencil Eye (Dark Brown): Bu kadar uzun bir göz kalemim hic olmamisti, cidden long dedigi gibi var :P Ayrica rengini cok sevdim, tam böyle kahverengi, olmasi gerektigi gibi bir kahverengi. Henüz elime bir iki cizik attim, yakinda denerim.

3- ELIE SAAB (4ml) Eau de Parfum: Cicek kokulu, sicak, hos ve alisilmisin disinda bir koku. Canta icin uygun ;)

4- ORIGINS Ginger Souffle Body Creme: Diger markalardan kullanmadigim gibi bu markadan da daha önce birsey kullanmamistim. Bu vücut kremi bayagi etkili birseye benziyor yalniz baska cesidi olsaydi falan...
Icinde zeytinyagi mevcut, ayrica seftali ve üzüm cekirdekleride. Özellikle yorgun cilde iyi geliyormus. Zencefilli olusu ve bol limonlu kokusu ise pek alisilmis oldugum koku degil. Belkide bu kokusu sebebiyle pek sevemedim...

Kutudakiler harici 2 deneme ürün geldi. Biri, Acqua Colonia (Juniper Berry&Marjoram) isminde sakinlestirici etkisi olan bir kolonya. Digeri ise Clinique even better  Makeup SPF 15 (neutral).

Kutudaki 4 ürünün fiyatini hesapladim 35-38 € civari ediyor. 
Ben ise toplam 10 € ödedim, kargo ücreti falan yok, abonelik yok.

Sizin kullandiginiz bir ürün var mi bunlardan?
Bu ay Douglas Box alan var miydi? Neler cikti baskalarinda onuda merak ediyorum :)


Not: Blogumda kar yagiyor farkettiniz sanirim, cok hosuma gidiyor, rahatlik veriyor gözlerime :P
13

Online Kitap Alışverişim

Kitap alisverisi hep sorun olmustur benim icin...
Evime yakin kitabevi yok ve olanlarda hani uzak falan demeyip gittim diyelim, aradigi her kitabi bulamiyor insan, öyle cook genis bir icerige sahip degiller. 
(Bu sira Aziziye Kitabevi gözüme carpti iste, ziyaret etmeyi planliyorum bir ara...)

Durum böyle olunca Türkiye'ye gittigim zamanlar mümkün oldugunca almak istediklerimi temin etmeye calisir oldum ama bu defada ucakla götürünce kilo sorunu oluyor...

Bir ara internette Kitap Yurdu Avrupa'nin acildigini gördüm. "Iste kitap almaya yönelik cözüm ayagima geldi" düsüncesiyle ilk kitap siparisimi yaptim. Elime ulasmasi oradaki belirttikleri tarihten birkac gün daha uzun sürdü tek eksisi de buydu sanirim. 10 € kargo ücreti gayet normaldi, cünkü kitaplar agir oluyor.
Kitaplarin yani sira icinde bezden bir Kitap Yurdu cantasi vardi, arada markete giderken aliyorum yanima :P
Birde birkac kitap ayiraci ilave etmislerdi. En güzelide ödemenin PayPal ilede yapilabilmesi oldu benim icin ;)

Alisverisimde bulunan kitaplarin isimlerini yaziyorum:
  • Siyah Süt (Elif Safak)
  • Peygamberimizle Bir Gün (Dr Durak Pusmaz)
  • 99 Ayet 99 Hadis 99 Risale (Süheyla Corakli)
  • Kücük Mucizeler Dükkani (Debbie Macomber)
  • Bebek Bakimi ve Sagligi (Sevda Salihoglu) Dogum yapacak bir arkadasaa hediye gidecek ;)
  • Tali Egitim Seti, 3-6 Yas icin (10 Kitap+Vcd)
  • Bilmezsen Korkarsin Tabi, Terapi Hikayeleri 1 (Pedagog Adem Günes)
  • Cocuklara Ilk Dini Bilgiler - 1, 3-6 Yas (Mürside Uysal)

Avrupa'da olanlara buradan alisverisi tavsiye edebilirim ;) Bu yaziyi reklam falan olsun diye degil benim gibi olanlara yardimci olmasi acisindan yaziyorum. Egerki siteye üye olacaksaniz size mailden üyelik daveti gönderebilirim, bu sebeple bana 20 puan eklemis olursunuz bu da isteginize kalmis ;) 
Isteyen mailini birakabilir bu yaziya ;) 
Bu puanla bir dahaki kitap alisverisimde katki saglamis olursunuz belkide...


Kitap demisken yakinda Viyana'da Kitap Fuari var ondan bahsetmeden olmaz tabiki!
Viyana İslam Federasyonu tarafından 24 Aralık 2011 -01 Ocak 2012 tarihleri arasında düzenlenecek. Program icerik ve ayrintilarini bu sayfada görebilirsiniz. Adres ise, Guglgasse 8, Gasometer (U3).


Not: Yazacak bir sürü yazidan bu konuyu tesadüfen secmedim, Facebook Sayfasi'nda sordum ve bu konu galip geldi, sirada ne yazacagimida yine Facebook'takiler biliyor :P   
Sizde gelin buyrun, kapimiz acik

8

Şimdi pekÂlâ oldu :)

Bazi olaylar kötü baslar ama devaminda iyi gelisir...
Benim Âlâ Dergi'den bir yillik abonelik kazanmam ve sonrasi olusan olayda böyle :)

Sonrasinda durum mademki Âlâ Avrupa kismina ait orayada bir bildireyim diye düsündüm.
Facebook Sayfalarindan yazdim ve bekledigimden cabuk cevap verildi. 
"Durum tam olarak nedir, bize yazin, biz ilgilenmek istiyoruz" dedi Âlâ Avrupa. 
Yazdiktan cok kisa süre sonra bekledigim o cevabi alabildim sonunda :)
Benim aboneligimi üstlendiler magdur kalmamam icin ve vermis oldugum mücaleden dolayi azmimi kutladiklarini belirttiler :P Sonunda bende hakkim olana kavustugum icin mutlu oldum tabiki.
"Yakinda dogumgünüm ondan bu sabirsizligim" demistim bir yazismada, buna karsilik tamda dogümgünüme dergilerin postama gelmis olmasi ise isin en güzel yaniydi :)

Âlâ Dergi'sini internette ilk gördügümde mutlu oldum cünkü böyle bir dergi olmaliydi, bir eksikligi doldurduklarini düsünüyorum bu konuda. Ayrica bu alanda baska acilacak dergilere de öncülük etmis olacaklar... 
Bazilari sacma, gereksiz yahut dinimize aykiri buluyor ama benim görüsüm tesettürlülerde güzel giyinebilir, bunda abes olan ne...
Güzel giyinmek gerek zaten (abartiya kacmadan!). 
Bakalim zamanla Âlâ Dergi ne sekilde gelisecek ve cizgisinden cikmadan ilerlemeye devam edebilecekmi...

Dergilerde hosuma giden kiyafetler gördüm...Keske bu tesettür giyim magazalari fiyatlari daha makul yapsalar diyede söylendim okurken...

Birsey daha söylemeliyimki Âlâ Cocuk ekini kim düsündüyse cok iyi etmis. 
Kizim hemen ilgi gösterdi ve birlikte güzel vakit gecirmemizi sagladi ;)

Tesekkürler Âlâ Avrupa ;)


Not: Devaminda daha detayli görüslerimi yazmayi planliyorum okudukca...

18

Yaşı 30 olanlar, Antiaging zamanı...

Son zamanlar bloglarda ne de cok 30 yasina basan kisi oldugunu okudum öyle...
30 depresyonu gibi bilmedigim birseyler mi var acaba?
Eger 30 iseniz üzülmeyin, dün 29 dunuz daha mi iyiydi hersey ki birgün sonrasi bozuldu sanki...
Ya da 19 oldugumuzu farzetsek daha mi mutlu olacagiz? Her yasin ayri kendine has özelligi ve yasanilmasi gerekenleri var...Hem ömrümüz 365'ser gün halinde akmiyor, gün gün, saat saat, saniye saniye...
O zaman 30 'a üzülebiliyorsak, yarin olacagi icin daha cok üzülmeli degil miyiz? Cünkü yakin zaman...

Ölümün yasida yok nasilsa!
Ha 40 olmussun, ha 20, ha 35... Sen kendini hazir hissetmedikce ölüm icin ve sonrasi gercek hayat icin, o korku hep kalacak ki son ana dek... Iyisi mi gerceklerin güzelligiyle olaya farkli bakabilmek...

Bu yazi ne simdi? Niye ben bu konuyu ele aldimki?
Bende 30 oldum ondan olabilir :P
Hadi vatana millete hayirli ugurlu olsun yeni yasim.
Allah'in sevgisini kazanabilecek sekilde yasamayi diliyorum kendime 30la birlikte.
O bana dogumgünü hediyemi verdi bile ama aramizda...Istedim verdi yüce Rabbim.
Ve bunu yasayarak gören insan Rabbinin kendisine sefkatle baktigini düsünür benim gibi ve kalbinde birsey pit pit eder mutlulukla...

Bu seneki yazimda böyle olsun, tam 30 yasa uygun (mu acaba :P)...
Baslik zaten alakasiz, daha güzelligin zirvesine tirmaniyorum zira :P

Pasta, börek, cörek, konfetti, balon, cocuk sakizi, hello kitty, bonibon, 9 katli gofret..., bilimum mutlu edici seyler kabul edilir :P

Ƹ̴Ӂ̴Ʒ  Sevgiler  Ƹ̴Ӂ̴Ʒ

***************

Önceki dogumgünü yazilarimi okuyup nostalji havasina girmek isteyenler icin,



7

Kendi Micro SIM kartını kendin yap ;)

Bu yazimda biraz teknik bir konuya deginicem. Ee nadirende olsa meslegimize yakin birsey yapalim degil mi :P

Bu yil dogumgünü hediyemi erken aldim esimden, Iphone4 16Gb telefon...
(Facebook KelebekGibi Sayfamiz'da baska nelerim olmasini dilerdim diyede bir albüm var, sayfamiza gelip bakabilirsiniz...Hem blogumdan cok daha aktif tutuyorum orayi, bence bazi seyleri kaciriyorsunuz :P )

Ee konuyla ne alakasi var simdi bunlarin :D Biraz uzatarak konuya girmeye calismaktan baska birsey degil :P

Eski telefonumdaki SIM kartimi iphonuma takamayacagimi görünce (Iphone 4'den itibaren micro SIM kullanildigi icin), ne yapsam etsem derken bir yabanci sitede gördügüm kendi micro SIM'ini kendin yapma fikrini sevdim ve uygulamak istedim. Ilk uygulamamda basarili oldugu icinde paylasiyorum.

1- Bu verdigim linkteki sayfayi bastirin.
2- Kagitta micro SIM sablonunu kesiyoruz, dikkatlice!
3- Iphone'dan cikardigimiz SIM yataginda o kestigimiz kagit sablonu deniyoruz. Eger tam yerlesiyorsa dogru kesmisizdir ;)
4- Kesmek istedigimiz SIM kartimizda tam chipin üzerine bu siyah sablonu yerlestirip üzerine kalin bant yapistiriyoruz.
5- Simdi dikkatlice kesiyoruz. Zaten bantli oldugundan pek kaymiyor. Ben kesme islemini manikür makasiyla yaptim, bazilari Stanley bicagini öneriyor. Yani herhangi bir makas isinizi görmeyebilir, chipi kenarindan zedeleyebilir. Gerci ayni zedeleme sablonu yanlis yapistirirsakta gerceklesebilir. Biraz göz ölcümüz iyi olmali bu noktada!
6- Benim kesme islemim sonucu micro SIM kartim böyle oldu.
7- Kenarlarda arka ve önlerde biraz fazlaliklar vardi onlari hafif hafif törpüledim. Yalniz öyle törpüyü alip girismeyin hizlica, cok az yapip deneyin SIM yerlesiyor mu yerine diye.
8- Micro SIM kartim tam iyice oturunca yuvasina oda rahat etti bende :D

Amaaa simdi geldik en heyecanli noktaya. Bunu Iphone'a takip telefonu acip bakmak! Hersey normal yolunda gidiyorsa basardiniz demek!

Bazilari belki yanlis uygulamadan karti defekt edebilirler...Yani ellerinize güveniyorsaniz deneyin. Sonra buraya gelip "senin bu islem ise yaramadi, senin yüzünden kartimi mahvettim..." vs. demeyin, uyarmis bulunayimda ben :P

Ben ilk denememi devamli kullandigim SIM kartimda degilde ara ara Türkiye aramasi yapmak icin kullandigim var onda denedim ki bozulursada sorun olmaz diye düsündüm.
Sizde deneme tahtasi olarak eski bir tane varsa böyle onu deneyebilirsiniz.

Bu islemi uygulayan olursa sonucunu yazarlarsa sevinirim ;)
Kolay gelsin.

Not: Resmi az daha büyük görmek icin üzerine tiklayiniz.
8

Kamera Arkası...

Sizlere bir film setinde bulundugumuzu, hatta kizimin kendine ait ilk parasini kazandigini yazmistim daha önce.
Biraz ayrintilardan bahsedecegimi demistim ve simdi aklima geldi birden, bugünün isini yarina birakmayayim :P

Erkenden kendimizi orada bulduk, denilen saatten bile erken varmistik sanirim...
Ilk olarak daha önce provasi olunmus ne giyinecegi konusu halledildi, gerci benim kiyafeti kadin sonradan icine sinmeyip degistirmek istedi, hic tarzim olmayan bir sekle soktu beni :S Böyle Arap kadinlari misali oldum sanki...
Devaminda acik büfeden kahvalti edildi, arada tek tük durmadan gelen oldu. Orada oturanlarla iki üc laflastik.
Sonra belirli sahneler icin gerekli kisileri cagirip onlarla birkac prova yapip devaminda cektiler...
O ara makyaj yapildi, yalniz bu fondöten püskürten bir yandanda serinleten alete bayildim, o sicakta buz gibi fondöten geliyor cilde:) 
Makyaj sonrasi bekle bekle derken ögle olmadan biraz önce bizi prova cekime cagirdilar asagi kata. Icerisini filme uygun sekilde dösemisler, eski bir ev, bende gelin görmeye giden komsulardan biriydim :P Kizimda yine benim kizimdi :)
Bu sahnenin cekildigi oda cok kücüktü, bir yandan isiklar, bir yandan hava cok sicakti.
Böyle oturdugumuz yerde terliyorduk su gibi :S
Ögle yemegi molasi oldu yine acik büfe seklinde. Oyunculardan ünlü olan kiz, Arka Sokaklar'da mi yoksa böyle bir dizide oynamis birisi, ismini unuttum dizi izlemedigim icin :S Simdi filmin ismini...vs bilgilerinide vermiyorum, zaten 2012 (Sonbahar olmasi lazim) cikinca Gala'ya davet edeceklerini söylemislerdi, o zaman duyurmaya calisirim.
Neyse ben en cok kizim icin stres yapiyordum, ya durmazsa, ya eve gitmek isterse...vs. gibi. Cocuk sonucta bizim gibi sabredemez. Birde ben giderken zannetmistim ögleye falan biter isimiz, meger taaa aksam 21 e dek sürecekmis :S
 Ama kizim korktugumun aksine, ona bir iki laf atana falan yaklasti gitgide, derken bir bakiyorum kameraci abisiyle hasir nesir olmuslar gülüsüyorlar, bir bakiyorum kostümcü ablasinin kucaginda...vs. bu sekil gecirdi cogu vaktini. Onlarda nazladilar, kucakta tasidilar koca kizi ki ben kendim hic yapmam bunu...Ee böyle insanlari bende severim cocuk olsam :D Arada servis yapan bir kiz elinde tepsiyle geliyor atistirmalik birseyler dagitiyor.
Ayni sahne icin kac defa ayni hareketleri yaptik saymadim ama 20 vardir...Vee her sahnede birsey yiyorsak düsünün 20 kez yenildigini :S O nedenle masada olan seylerden mümkün oldugunca az almaya calistik...Kizim bir ara evin cocugu seker dagitiyordu aliyorduk, her sekeri yedigini farkettim :D Aralarda tembih ediyorum kizim simdi verileni yeme tamam mi diyorum...vs. Cocuk sicaktan cok bunaldi tabii, oturdugu yerden kalkmak istedi...vs. Istedigi sekilde dursun dediler sonradan yeterki oralarda dursunda, bir sekilde montaj edecekler besbelli...
Baska karaktere bürünmüs olmak tuhaf bir duygu. Ama rahat...Kisa süreli kendinden uzaklasmak degisiklik belkide :P Oradakilerde cidden iyi insanlardi. Tüm gün ayni masalarda yedik ictik ve günün bitimi sanki orada bir gün degilde bir ay gecirmisim gibi hissettim kendimi, insanlari cok taniyorum gibi oldum...
O günki sicak ve bunaltici kücük oda beni en zorlayan kisimdi...Yoksa gerisi güzeldi. Bir sonraki gün tekrar cagirsalar artik halim kalmamis gibi hissettim kendimi...
Neyseki o gün bitirmisler bizim oldugumuz sahneyi ondan uzun sürmüs.
Aksama cikarken paralarimizi aldik, kizimla sakir sakir yagan yagmurda metroya dogru kosturduk :)
Ben eve girer girmez agri kesici ictim...Sanirim kücük odanin basik baygin sicak havasindan gelmisti o feci bas agrisi...
Kizim hala canliydi evde bile...Ve mutluydu herkesten ilgi görmüs olmaktan :) 
"Yarin yine gidelim anne" bile dedi. 
Annesi o an bir an önce yataga girip sadece uyumak istiyor ve bas agrisindan kurtulmak istiyordu :P

Ben simdi film birsey izlerken degerini daha iyi biliyorum :P Bayagi emek harciyorlarmis, isin icinde olmayinca bilmek cok zormus. Figuran olarakta olsa o ortamda bir gün gecirmis olmak benim icin güzeldi.
 Ben seviyorum merak ettigim seylerden deneyim kazanmayi : ) Bu da o listeye dahil olmus oldu ;)

Sevgiler

7

Bu Sabah


Mutfak caminin kenarina oturdum yine, evin en sevdigim yeri...
Martilar ucusuyor camimin önünde, hele birde islattigim bayat ekmeklerden koysam cam önüne nasil heyecanla gelip bir tane kapmaya calisirlar, öyle zamanlar bende gizleniyorumki beni görüp ürkmesinler (korkulacak bir tipim yok ama ;P onlarin yaklasimi cok cekimser..)
Kizimi hazirladim, esimi uyandirdim...Kizim anaokuluna gitmek üzere yola cikti babasiyla. Esim onu birakinca cuma namazina birlikte gidecekleri arkadasinin evine gidecek, namaza dek biraz Playstation ve Xbox oynayacaklarmis...Onlarinda en kötü aliskanliklari bu baskada yok cok sükür.
Ne gece gezmesi bilirler ne baska sey. 

Ben yalniz kalmis olsamda bunu pozitif olarak degerlendiriyorum suan. Tostum kizariyor, yumurtam kayniyor, cayim tütüyor ocakta :) Bende önünde ciceklerimin dolu oldugu mutfak camimin kenarinda oturdum post yaziyorum iste :) Bir kere de böyle birsey yazayim istedim, yasadigim ani tarif eden...
Sacim basim daginik, aynada bir gördüm kendimi yüzümü yikarken hepsi o :P
Birazdan bir ceki düzen veririm... Ee bugünde cuma, hayirli güzel bir gün :)
Tostum yanmadan, yumurtam fazla pismeden, cayimin tadi gecmeden ben kalkayim ;)

Güzel bir cuma günü gecirmeniz dilegimle, sevgiler sizlere gurbetten...

18

Hiç Âlâ Olmadi Bu...



Aslinda bu yazimda sizlerle bir sevincimi paylasacaktim...
Ama ben henüz sevinemeden, sevinci kursaginda kalma olayini yasamis oldum.
Simdi neler oldugunu yaziyorum:

Facebook'tan ve devaminda sayfasindan yarismasina katildigim Ala Dergi hakkinda olacak bu yazim.
Daha önce dergiyi birkac blogta okumus ve daha da merak etmistim. Yarismayida görünce belki bir abonelik kazanirimda tanismis olurum bende dergiyle diye heveslendim.
Esim yarismaya katildigim zamanlar saat gece 12 'yi beklerkenleri "Bir kazansanda ben de kurtulsam"derdi benim o heyecanli bekleyisimi görünce...
Birgece, iki gece...vs derken birgün bir baktim benim kazandigim aciklandi. O an acayip mutlu oldum. Bir süre zipzip zipladim evde "bak iste sonunda kazandim" dedim esime. Hemde dogumgünüm olacak yakinda, ilk dergi o siralar gelir bana diye hayal ettim. 
Bir an önce iletisim bilgilerimi gönderdim yarisma kurallarinda belirtildigi gibi.
Mailimden sonra aldigim cevap pek bir sarsti beni "Yurtdisina abonelikleri yokmus". 
"Ala Dergi artik tüm Avrupa'da" diye bangir bangir Face'de duyruluyordu nasil olur dedim!
Benim bunu haksizlik olarak gördügümü bildirmem sonucu gerekli yetkililere tekrar sorulup bana dönülecegi söylendi mailde ve hala dönülmedi...
Facebook sayfalarinda ise tamamen bunun imkansiz oldugu Avrupa kismina ait Ala ile nerdeyse alakalarinin olmadigini söylemek ister gibi birseyler yazdilar bana.
Benim kafam algilayamiyordu belki bunu. Ala Dergi'nin Avrupa koluda olsa o da Ala sonucta. Ben yarismayi Türkiye Ala'dan kazandigim icin reddedilmis olmam sacma, benim aboneligimi Ala Avrupa'ya aktarabilirlerdi!
Ya da hadi diyelim dedikleri gibi olsun. Ben bu yarismaya katilirken kurallari okumayip katilmadim elbetteki, tüm kurallara uygundu katilimim. Hicbir maddede yazmiyordu bu Türkiye'de yasayanlar icin diye!!!
Neden belirtilmedi o halde!!!...
Ben sayfalarina üye olmusum, sonra yorumumu begenmis secmisler (kendileri!) ismimi duyurmuslar o günün kazanani diye, sonucu tam bir fiyasko!

Bu büyük bir haksizlik oldugu icin ben bunu buradan da yazma geregi duydum. 
Belki olurda o (hala devam eden) yarismalarina yurtdisindan biri katilirsa benim gibi hayal kirikligi yasamasin!!!
(Az önce baktim yine yarisma kurallarina bu olay üzerine degisiklik yapilmis mi diye, Türkiye disi katilim mümkün degildir diye ilave etmisler...
Ben katilirken yoktu o madde, ne olacak benim hakkim!!!
Ee malum bu durumdan sonra ekleme yapacaklari ihtimalini düsündügüm icin kurallarin resmini almistim benim katildigim zamanki sekliyle!)



Ala Dergi hakkinda bir süredir yazmak istiyordum ama bu sekil degil...

11

Aşk ❤ Love ❤ Liebe


Hayatimda ilk defa belki bu kadar kisa sürede bir kitabi bitirdim...
Bazen incecik kitaplari bile bu kadar sürede bitirememistim..
Bu kitap insani alip götürüyor.
Ilk sayfasinda daha "woow" dedim Ella'nin hayatina verecegi cizgiyi okuyunca...Yani öyle bir ortamdan cikip hayatini degistirmek hep zor gelir insana, büyük cesaret isidir. Ilk baslarda bir Konya'da bir baska yerde olusu kafa karistirdi taa kii hepsini bir bütün icine alana dek.
Kitapta hem ilerlemek hem de hic bitmesin istedim...Bitince baska kitap okuyamam gibi geldi. Ya bir sonraki kitap bana bu tadi vermezse...Cünkü cok sevmistim.

Diyelim ki ben hayatimda hic yemedigim tür bir yemek yedim ve önceki yediklerimin buna kiyasla tatsiz oldugunu anladim, öyle birsey...Ve simdi cnm artik buna benzer yemekler cekiyor :P 

Yine Elif Safak okuyacagim sanirim. Umarim diger kitaplarida böyle güzel hisler birakir. 

Elif Safak tarzi yazan baska yazar öneriside alabilirim sizlerden?

Back to Top